Yardımcı Menü
Giriş Yapın
Bülten Aboneliği
| Çalışma Programı |
|
|
|
|
DMB (DEMOKRAT MUHASEBECİLER BİRİLİĞİ) PROGRAMI (1991)
İÇİNDEKİLER A- ÖNSÖZ B- GİRİŞ C- DMB'NİN TEMEL GÖRÜŞLERİ I-AMAÇLARIMIZ 1-Saygı Duyulan ve Güvenilen Meslek ve Meslek Üyeleri Yaratmak 2-Meslek Kurallarının Yaratılması ve Uygulanması 3-Meslek Üyelerinin Yaşame Düzeyinin Yükseltilmesi 4-Bağımsız ve Demokratik Meslek Örgütleri Yaratmak II- İLKELERİMİZ 1-Demokratik Merkeziyetçilik 2-İnsan Hak ve Özgürlüklerine Saygılı Olmak 3-Özgürlük, Eşitlik, Hertürlü Ayrıcalığın Reddi 4-Mesleki Mücadele ile Demokrasi Mücadelesinin Birliği D- MESLEK VE MESLEK ÜYELERİNE BAKIŞIMIZ 1-Genel Olarak Mesleğe Bakışımız 2-Tek Meslek Tek Oda E- MESLEK ÖRGÜTLERİMİZ 1-Odalar ve Odalara Birliği 2-Dernekler 3-Vakıflar, Kooperatifler, Sendika v.b. F- BİRLİK VE İTTİFAK ANLAYIŞIMIZ G- 3568 SAYILI YASAYA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİMİZ H- SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM YOLLARI 1-Ekonomik Sorunlarımız ve Çözüm Yolları 2-Mesleki Sorunlarımız ve Çözüm Yolları 3-Demokratik Sorunlanmız ve Çözüm Yolları 4-Eğitsel Sorunlarımız ve Çözüm Yolları 5-Örgütsel Sorunlanmız ve Çözüm Yolları 6-Sosyal Sorunlanmız ve Çözüm Yolları I-SONSÖZ
ÖNSÖZ Ülkemizde, bütün çalışan kesimlerin kendi mesleki ve kitlesel örgütlerini kurma ve ülke hayatının ekonomik, kültürel, toplumsal ve siyasi bütün alanlarında sözü dinlenir, etkisi hissedilir bir konum kazanma mücadelesi, muhasebecilerin de katkısı ile mutlaka daha ileriye gidecektir. Programı ve programa temel olan ilkeleri inceleyen her meslek mensubu, orada kendisinin yalnızca bir meslek mensubu olarak değil, aynı zamanda ülkesinin sorunları karşısında belli sorumluluklar yüklenmiş bir yurttaş olarak düşünüldüğünü ve sorunlarının bu kapsamda ele alındığını görecekti'. Bu bakış açısıyla kaleme alınmış olan program, meslek sorunları ve ilkeleri ile, ülke sorunları ve onların çözüm yollarının araştırılmasının ilkeleri arasında bir bütünlük görmektedir ve bu bütünlüğün hangi araçlarla dile getirilebileceğini tartışmaktadır. Programın diğer bir özelliği, "nasıl bir örgüt" sorusuna verilen cevapta bulunmaktadır. Demokrat Muhasebeciler Birliği, kendi mesleki amaçlarının elde edilmesinin yanı sıra, ülke sorunları hakkında da sözü dinlenir bir örgüt olabilmenin koşulunu sözde kalmayan bir demokraside görmektedir. Özetle DMB, demokratik merkeziyetçiliği ciddiyetle uygulayan, görevlendirme ve görevden almanın ilkelerini demokratik tarzca çözümleyen ve herşeyden önce kendi iç hayatını sağlarr demokratik ilkeler doğrultusunda düzenleyen bir anlayışı uygulamak ve yerleştirmek istemektedir. Bunun yanısıra program, bugüne kadar değişik biçimlerce ve tanımı yapanların mesleğe bakışını yansıtmaktan öle bir anlam ve içerik taşımayan çeşitli tanımlara karşı, ilk kez mesleği kendi saygınlığı ve sosyal etkisi bakımından doğru bir biçimde tanımlamaktadır. Gerek meslek mensuplarının toplumsal statüsünün belirlenebilmesi, gerekse toplumsal hayatın çeşitli alanlarındaki etkisinin doğru ölçülebilmesi ve yapılabileceklerin tespit edilebilmesi için, bu tanım önem ve değer taşımaktadır. Yalnızca defter tutan ve kötü ünlü "vergi kaçırıcılar" olarak tanınagelmiş muhasebecilik mesleğinin nasıl bir birikim ve zihinsel yetenek gerektirdiğinin vurgulanmış olması, muhasebecilik ile toplumsal işbölümünün dayandığı temeller arasındaki ilişkinin ve mesleğin bu işbölümü sürdükçe geçerli ve gerekli kalacağının ortaya konulmuş olması, kuşkusuz Türkiye'de muhasebecilik mesleğinin tarihinde önemli bir adım sayılmalıdır. İşte bu temel çıkış noktalarından hareket eden Demokrat Muhasebeciler Birliği programı, sonuçta, muhasebecilik mesleğinin tek bir tanım altında toplanması ile, tek bir meslek odası fikri arasındaki ilişkiyi de ortaya koymaktadır. Böylece, farklı yöntemlerle çalışan farklı uzmanlık dallarına ayrılmış olmakla birlikte, aynı esasa göre ve aynı toplumsal süreçler üzerinde hareket eden meslek mensuplarının bölünmeden ve birleşik bir etki yaratabilme imkanına kavuşmaları için 'TEK MESLEK, TEK ODA" fikrini ortaya atmaktadır. Böylece görülmektedir ki, mesleğin karşı karşıya bulunduğu sosyal ve hukuki sorunların çözülebilmesi için, ancak belli tarzda ve belli bir örgütlenme anlayışı doğrultusunda hareket etmek gerekmektedir. Basın ve parlamento da dahil olmak üzere, kamuoyu odakları ve devlet kuruluşları karşısında etkisi kabul edilmiş, yığınsal ve tutarlı bir muhasebeciler meslek örgütü, bugüne kadar askıda kalmış ya da çözüldüğü görüntüsü verilmesine karşılık hiç bir biçimde tatmin edici sonuçlara ulaştırılmamış sorunların üstesinden gelmeyi başarabilecektir. Elbette bunun için, karşı karşıya kalınan problemlerin tam bir listesi ve bu problemlerin iyi yapılmış bir tanımı gerekmektedir. Program, şu açıdan da meslek mensuplarının ihtiyaçlarına cevap vermeyi başarmıştır. Ancak program, şunun da bilincindedir; yalnız problemleri tanımlamak ve bunların bir listesini yapmak hiçbir zaman amaca ulaşılması için yeterli değildir. Diğer bölümlerde de sık sık vurgulanan bu husus, programın son bölümünde, örgütsel problemlerle birlikte ele alınmakta ve çözüm yolları, tek bir çerçevede sunulmaktadır. Bu zengin içeriğine rağmen program, bütün meslek mensubu arkadaşlarımızın inceleme ve eleştirileriyle zenginleşmeye hala muhtaçtır. İşte bu ilgiyle, program, kendi hayatını yaşamak için uygulayıcıların ellerinde canlanmaya hazır olduğunu kanıtlayacaktır. DEMOKRAT MUHASEBECİLER BİRLİĞİ
A-GİRİŞ Değerli Meslekdaşlar, Ülkemizin ekonomik, sosyal ve siyasi gelişmesine bağlı olarak, mesleki örgütlenme ve sosyal gelişmelerinin henüz başında bulunan muhasebeciler, örgütlenme ve mesleki mücadele sürecinde, özellikle son yıllarda oldukça önemli ve ciddi adımlar atmaktadırlar. Bu gelişmeler, ülkemizde muhasebe mesleğinin, yaşamın vazgeçilmez parçası olmaya başladığı yaklaşık yüzyıllık dönemdeki gelişmelerin toplamından daha fazla ve yoğundur. Bugünden sonra yürütülecek mücadele ve çalışmalarla; yapısı gereği karmaşıklık ve düzensizlikler gösteren bu sosyal katman, toplumsal yapılanma içerisinde sosyal ekonomik ve siyasi yerini alabilecektir. Bu anlamı ile mücadele ve örgütlenme süreci içerisinde sosyal konumundaki belirsizlikler ortadan kalkabilecek, muhasebeciler denildiğinde saygı ve güven ile anılan bir meslek kesimi belirlenmiş olacaktır. 3568 sayılı meslek yasası çıkmadan önceki örgütlenmeye ilişkin çabalar dernekler aracılığı ile yürütülmüş, ancak bu tür örgütler tüm meslek üyelerini kucaklıyamamıştır. Örgütlenmeyi başardığı meslek üyelerini mesleki, ekonomik, sosyal, demokratik mücadelelere yeterince katamamıştır. Yasa öncesi durum ile bugünkü durum arasında, meslek mensuplarının tümüne yakın çoğunluğu açısından Önemli bir farklılık bulunmamaktadır. Yasa, mesleği ve meslek üyesini doğru kavrayamamış, tanımlayamamış, mevcut / duruma doğru temelde müdahale edememiştir. Sonuç olarak oraya antidemokratik bir ucube çıkmıştır. Yasa, anti-demokratik özellik taşıyan üç meslek iki oda yaratmıştır. Bu durum meslek üyelerinin örgütlenmesinde eşitlik, söz ve karar sahibi olma, seç-jne, seçilme gibi demokratik hakların önemli ölçüde ortadan kaldırılması sonucu doğurmuş, mesleki ve sosyal gelişmenin önüne set oluşturmuş; yanı sim mesleki işlerliğin bozulmasına, meslek mensuplarının yürütmece oldukları işlerinin bir bölümüne yasaklar koyarak, çözülmesi güç bir kaos ortamının doğmasına neden olmuştur. Bunun yanısıra meslekdaşlarımızın önemli bir kanuni yasa kapsamı dışında tutularak meslek ve mesleki örgütlenme iyice parçalanmaya çalışılmaktadır. Oysa ülkemizde meslek tercih lerini yapan bireylerin önünü açarak onların tümünü mesıeKi, demokratik, ekonomik örgütler çatısı altında toplamak, sağlıklı mesleki formasyonların edinilmesi ve mesleki kurulların sağlanması, mesleğin gelişmesi ve denetlenmesi mümkün olabilirdi. Muhasebe mesleğinin örgütlenmesi ile yapısal ve sosyal durumunun geliştirilmesi amacıyla sürdürülen tartışmalar ve meslek mensuplarınca yürütülen iyi niyetli olduğuna inandığımız çalışmalara karşın, yetersiz güçsüz ve temelsiz kalmaktadır. Mesleğimizin Örgütlenmesi, ekonomi ve toplum içerisinde istenilen ölçüde işlerlik kazanabilmesi, bu mesleği yürütenlerin sosyal bir katman olarak toplumsal yapı içerisinde istenilen ölçüde yerini alabilmesi; özgür dCşünce yapısına sahip, mücadeleci demokrat meslek üyelerinin birlikte hareket etmeleri ile sağlanabilecektir. Bizler bu mücadelenin sağlıklı temellere oturtulabilmesi bakımından, ekonomik demokratik, mesleki, sosyal sorunlar, istemler ve çözümler temelinde düşünce birliğinin sağlanması gerektiğine inanıyoruz. Bu düşünce birliği temelinde bir mücadele platformu yaratılabilir ve önemli adımlar ancak bu şekilde atılabilir. Düşünce birliği temelinde ortak platformun belirlenemediği, karmaşık ve belirsiz düşünce yapılarının, ortak bir mesleki mücadeleyi örgütleyebilmek mümkün değildir. Bu yönde olumlu gelişmeler gözlenmekte ve tarafımızdan samimiyetle desteklenmektedir. Ülkemizin ve mesleğimizin gerçeklerinden hareketle geçmiş deneylerden yararlanarak, bu programın, amaçlarımızda saydığımız özelliklerde bir meslek, meslek mensupları ve meslek örgütleri oluşturma mücadelesinde, katkısı olacağına inanıyoruz. Bu programın geliştirilmesine ve uygulanmasına emeği geçen ve geçecek olan tüm kişi ve kuruluşların çabaları saygıyla anılacaktır. I - Amaçlarımız 1- Saygı Duyulan ve Güvenilen Meslek, Meslek Üyeleri ve Meslek Örgütleri yaratmak; Muhasebe faaliyetlerinin esas işlevi ve amacına uygun olarak yürütülemeyip, vergi muhasebeciliğinin ağırlık kazanması; Muhasebe faaliyetlerinin belirlenmiş kural ve standartlara dayanmadan yürütülmesi; Mesleğe katılmanın ve mesleği sürdürmenin belirli kural ve koşullara bağlanmamış olması; Meslek üyeleri arasında ilkel düzeyde ve kuralsız rekabet ortamının varlığı; bunun sonucunda meslek üyelerinin emeklerini ucuza pazarlamak, mesleki çalışmalar ile doğrudan ilgisi olmayan angarya işleri yapmak zorunda kalmaları ve sayılabilecek başka etkenler, mesleğimiz ve meslek üyelerimiz hakkında, hak- etmemeleri gereken olumsuz kamuoyunun oluşmasına neden olmuştur. Olumsuzlukların köklü çözümü, sosyo-ekonomik koşulların değiştirilmesine doğrudan bağlıdır ve bu süreci hızlandırmak, mesleki mücadele çerçevesinde bir ölçüde bizede bağlıdır. Yaratacağımız demokratik mesleki örgütlerimiz ve bu örgütlerimiz aracılığıyla sürdüreceğimiz çok yönlü mücadele, meslek üyeleri arasında, ve diğer mesleki kitle örgütleri ile sağlayacağımız çok yönlü dayanışma, meslek içi denetimle zararlı eğilim ve davranışlara karşı alacağımız doğru ve namuslu tutum, diğer sosyal sınıf ve katmanların hak ve çıkarlarına saygılı, duyarlı yaklaşım, ulusal ve uluslararası anlaşma, sözleşmelerle belirlenmiş temel hak ve özgürlükler konusunda alacağımız kitlevi demokrat tutum ve davranışlar ile sosya-ekonomik yapıdaki bozukluklar sonucu ortaya çıkan aleyhimizdeki oluşum, önemli ölçüde lehimize çevrilebilecektir. Yani toplumsal saygı ve güveni kendi ellerimizle, emeğimizle yaratabileceğiz. Saygı duyulan bir mesleğin yaratılması görevi, mesleği vesayet altına almak isteyen başka kişi, kurum ve kuruluşlara bırakılmaz. 2 - Meslek Kurallarının Yaratılması ve Uygulanması; Mesleğimize duyulacak toplumsal saygı ve güvenin, mesleki kuralların yaratılmasına, tavizsiz uygulanmasına ve bu kurallara uyulmasanı bağlı olduğu bilinmelidir. Uluslararası standartlarda muhasebe uygulamalarının ülkemiz koşullarını dikkate alarak yerleştirilmesi, uygulama ve kuralların ülke düzeyinde sürdürülecek tartışma ve bilimsel çalışmalarla genel geçer duruma getirilmesi gerekmektedir. Mesleki kurallara uyma ve bunları uygulama; kişisel tasarruf ve tercih olarak algılanmayıp, bunların çalışma disiplini olarak meslek örgütleri ve meslek içi denetim mekanizmaları ile uygulanması zorunludur. DMB, mesleki kuralları yerleştirmeyi esas alır ve bu kurallara uymadan muhasebe mesleğinin yürütülemeyeceği koşulların yaratılması için miçalışır. ? 3- Meslek Üyelerinin Ekonomik, Demokratik, Mesleki,
Sosyal ve Kültürel Sorunlarının Çözümü ve Genel
Yaşam Düzeyinin Yükseltilmesi; DMB, meslek örgütlerimizin tüm faaliyetlerinde yukarıdaki amaçların gerçekleştirilmesini esas alır. 4- Demokratik Meslek Örgütleri Yaratmak; DMB, kişisel ve toplumsal her türlü faaliyetin, ancak belirli mekanizmalarla yürütülebileceğine, yukarıda sayılan amaçları gerçekleştirebilmenin, bu amaçla harekete geçirebileceğimiz toplumsal mekanizmaları yaratmamıza bağlı olduğuna inanmaktadır. Bu amaçla ilk yakalayacağımız olmazsa olmaz halka, gerçekten bağımsız, üyelerinin hak ve çıkarlarını koruyup geliştirmeyi esas alan, sadece üyelerine karşı sorumlu olan, kendi içerisinde demokratik işlerliği, tutarlı ve eksiksiz uygulayabilen bir örgütlenme yaratmak ıçinçaışmaktır. DMB, meslek örgütlerimizin hangi amaç ve gerekçeyle olursa olsun bağımlılık, vesayet ve denetim altına atanmasına; bu örgütlerimize vergi gelirlerini artırmak, maliye bürokrasisinin eksiklerini kapaimak gibi bünyemize ters düşen bürokratik görevler yüklenmesine karşı çıkar, bu eğilimlere karşı mücadeleyi görev sayar. II - İLKELERİMİZ 1 - Demokratik Merkeziyetçilik; DMB, mesleki örgütlenme ve mücadelenin her aşamasında, bu temel ilkeye uyar ve meslek örgütlerimizde bu ilkenin uygulanması için çalışır. a-) Meslek örgütlerimizin faaliyetlerinin, en küçük birim örgütlenmesinden en üst ve geniş örgütlenmeye kadar her aşamasında, organların seçimle göreve gelmesini ve seçimle görevden alınmasını esas alır. Bürokratik bir uygulama (yöntem) olan ve bürokratik bağımlılığı yaratan ve besleyen "atamalara karşı çıkar. b-) Meslek örgütlerini ilgilendiren bütün kararların üyelerle ve organlarla tartışılarak alınmasını, çalışmalarda eleştiri-ikna-özeleş-tiri sürecinin mutlaka işletilmesini, bu süreç sonunda çoğunluğun aldığı kararların merkezi olarak ve disiplinli bir biçmde uygulanmasını esas alır ve bu ilkeye titizlikle uyar. c-) Gerek grup içi faaliyetlerde, gerekse diğer grup, kişi ve çevre-, lerle ilişkilerinde, propaganda, ajitasyonda özgürlük, davranışta (eylemde) birliği savunur. Mesleki faaliyetlerimizin her alanında ve aşamasında, meslek-daşlarımızın düşüncelerini açıklamasının engellenmesi kabul edilemez. Her üye, grup ve çevre ile birlikte davranış-eylemde birlik-disiplinine uymak zorunda olduğu gibi düşüncelerini her türlü olanakla açıklamak hakkına sahiptir. Demokratik merkeziyetçilik ilkesi birbirinden ayrılmaz bütünlüğe sahiptir. Meslek örgütlerinin bürokratik mekanizmalara dönüşerek meslek kitlesinden kopmasını, dolayısıyla meslek mensuplarına karşı ve onlar zararına faaliyetlerde bulunmasının esas engeli-MpanzehiriM-demokratik merkeziyetçilik ilkesinin uygulanmasıdır. Bu, aynı zamanda örgütlerimizin organlarının tabandan sürekli denetimini ve desteklenmesini getireceği için, mesleki faaliyetlerimizi her zaman canlı ve güçlü kılacaktır. 2- İnsan Hak ve Özgürlüklerine Saygılı Olmak; Mesleki mücadelemizin her aşamasında meslek üyelerimizin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi temel ilkemizdir. Temel hak ve özgürlüklere saygılı olmak, onları korumak ve geliştirmek çağdaş olmanın, demokrat olmanın vazgeçilmez kuralıdır, ülkemizde insan hakları ihlalleri konusunda duyarlı olmak, mesleki bir görev olduğu kadar, bir insanlık görevidir. 3- Özgürlük, Eşitlik, Hertürlü Ayrıcalığın Reddi; Her üye meslek örgütleri içinde özgürce davranabilmelidir. Mesleki-ekonomik, demokratik hak ve çıkarların kazanılması, korunması geliştirilmesi çabasında üyeler, meslek örgütleri içerisinde özgürce faaliyetlerini yürütebilirler._Meslek örgütlerinin faaliyet-İlerinde tüm üyeler eşittir, üyeler arasında dil, din, cins, ırk, bölge, ulusal kimlik v.b. nedenlerle ayrım yapılmaz. Hiçbir üye diğerlerinin zararına olarak ayrıcalık tanımaz. Üyelerin eşitliğinden vazgeçilemez ve hiçbir gerekçe ve nedenle ihlal edilemez. Her üye meslek örgütlerinde, hiçbir kasıtlama olmadan bütün organ ve görevlere seçme, seçilme hakkına sahiptir. 4- Mesleki Mücadele Demokrasi Mücadelesinin Ayrılmaz Parçasıdır: Mesleğimizin ekonomik, sosyal, kültürel, eğitsel, mesleki yönleri ile gelişmesi, bu istemlerin demokratik hak ve istemler ile birleştirilmesiyle mümkündür. Mesleki demokratik istemlerimiz ülkemizdeki genel demokrasi mücadelesi ile sıkı sıkıya bağlıdır. C- MESLEK VE MESLEK ÜYELERİNE BAKIŞIMIZ 1- Genel Olarak Mesleğe Bakışımız Ekonomideki etmenlerin gelişimi sektörler içerisinde işletmelerin farklı olması farklı yöntemlerde muhasebe tekniklerinin kullanılmasını doğurmuş olmasına karşın üstlendiği işler itibariyle muhasebe tekir, yerini başka birşeyin alması mümkün değildir. Ekonomik, siyasi, kültürel yönlerden dışa bağlı olduğu konusunda sağcuyulu her insanımızın üzerinde birleştiği ülkemiz koşullarında, muhasebenin ve muhasebecilerin yeri nedir? Ülkemizde tarım, ticaret, hizmet özellikle de sanayi sektöründe sermayenin yoğunlaşması ve merkezleşmesi süreci güdük, üretici güçleri geleştirme özelliği son derece zayıf, geri ve başından beri de/letçe yapay yöntemlerle beslenmek zorunluluğu du-yulmjş bir süreçtir. Uluslararası ekonomik sistemle girdiği ilişkiler sonucunda ekonomimizde ortaya çıkan yapısal bunalım, uluslararası işbölümünde ülkemizin düştüğü konum (yani emperyalizme bağımlılık) nedeniyle kendisini enerji, ulaşım, para-sermaye yeleısizliği biçimlerinde göstermektedir. Bu durumda sürekli borçlanmalara giren Türkiye ekonomisinde uluslararası tekellerin, bunların hükümetlerinin ve diğer kuruluşlarının belirlediği koşullarla dışardan yapılan sermaye ithali sonucunda, çeşitli sınai, ticari, finansal kurumlar aracılığı ile ülke dışına kâr transferi büyük boyutlara ulaşmaktadır. Ülke kaynaklarının kıt oluşu ve var olan kaynakların önemli bir kısmının dışarıya transferi sonunda, yönetici sınıflar, ülkemizdeki kaynakların son zerresine kadar sermayenin merkezileşmesi yönünde kullanılması yolunu seçmiştir. Bundan dolayı toplumun çok geniş kesimleri dolaylı ve dolaysız vergilendirme konusu yapılmıştır. Toplumun yaygın olarak vergilendirilmesi, bir yandan maliye teşkilatının, devlet aygıtının en yaygın örgütlenmelerinden biri haline getirirken, diğer yandan muhasebe sistemi esas olarak vergi muhasebeciliği yönünde gelişmiştir. Çok genel hatlarıyla değindiğimiz bu koşullarda esas olarak emeğine, kişisel bilgi ve becerisine dayanarak yaşamını sürdüren meslekdaşlarımız, kötü ünlü vergi mevzuatının bir aracı olarak görülmekte, toplumsal dengesizliklerin aracı, adaletsiz ekonomik sistemin dişlisi durumuna getirilmek istenmektedir. Muhasebeciler genel olarak değerlendirildiğinde, küçük-burju-va bir katman oluşturdukları görülür. Az sayıda meslek mensu-bunn içine dahil edilebileceği bir "üst tabaka" biryana bırakılırsa bizler bir kısmımız emekçi (kafa emekçisi) bir kısmımız ise, bir yanımızla emekçi, bir yanımızla işveren durumundayız Bu durum meslekdaşlanmız arasında farklı tutumların ve anlayışların boy vermesine neden olmaktadır. Meslek üyeleri var olan olumsuz koşulların etkisiyle örgütsüz, mesleki ve sosyal dayanışmadan uzak, toplumsal katmanlar arasında farklı eğilimler gösteren ve yalpalayan bir görünüm vermektedir. Tekelciliğin, ekonominin bütün alanlarını hızla sarmaya devam ettiği, muhasebeciler kitlesinin mesleki faaliyetlerini bağımsız olarak sürdürme koşullarının giderek güç-leştiği, özellikle ve öncelikle küçük işletmeleri sarsan ekonomik krizin meslek üye* kitlesini de derinden etkilediği bilinmektedir. Tekelci gelişmenin yarattığı bağımlılık ve işsizliğe, bitmeyen ekonomik krizin dayattığı can alıcı sorunlara karşı meslek üyelerinin tek başına mücadele etmesi, bağımsız mesleki faaliyetlerini sürdürmeleri mümkün değildir. Bizler emperyalist güdümün ve tekellerin değil, toplumun yararına olan, toplum için üretim yapılan bir ekonominin mahusebesini tutmak istiyoruz. Farklı tutum ve eğilimler taşımılarına karşın defter tutma için emek zamanı harcayan, emek-gücünün yanında önemli ölçüde emek aletlerini kullanan, ister üretim alanında, isterse dolaşım alanının herhangi bir evresinde olsun fiyatların belirlenmesini ya da fiyatların hesaplanmasını içeren defter tutma (muhasebe) faaliyetini yürüten meslekdaşlarımız; gerek yaptıklaı iş ve işlemlerin üstlendiği ekonomik ve toplumsal işlev, gerekse sosyo-ekonomik durumları ve sınıflar ilişkisi,içerisinde ve ekonomik gelişmeler karşısında aldıkları yer yönünden pek çok ortak özellikler göstermektedirler. 2- Tek Meslek Tek Oda; İnsanlığın işbölümüne yöneldiği ilkel toplulukladan beri ilkel yöntemlerle de yapılsa muhasiplik (saymanlık) işlemlerinin yürütüldüğü bilinmektedir. Modern çağda bu işlemler daha gelişmiş yöntemlerle yapılmaktadır. Bütün muhasebe faaliyetlerinin ortak yönü, meta üretimi ve dolaşımı sürecinin denetimi ve zihinsel sentezidir. Mesleğin bu temel işlevi, modem meta üretiminin egemen olduğu bütün ülkeler için olduğu gibi ülkemiz içinde geçerlidir. Farklı yöntemlere başvurulmasına karşın özünde bir denetim, hesaplama, raporlama, tahlil tekniğidir. Genel olarak durum böyleyken ve ülkemizde de böyle olması gerekirken, çıkarılan yasa ile üç meslek iki oda yaratılması kabul edilemez. Defter tutma, denetim, yeminli ya da yeminsiz danışmanlık; bunların tümü farklı durum ve zamanlarda başvurulan, bazen tek bir meslekdaş da, bazen ayrı ayrı meslekdaşlar da somutlanan 'meta üretimi ve dolaşımı sürecinin denetimi ve zihinsel sentezi' işleminin yöntemleridir, ülkemiz özelinde ele alındığında, yukarıdaki fonksiyonların tümünün genellikle aynı meslek üyesinde toplandığı görülür. Özünde aynı işlemleri yapan meslek üyeleri yapa/ olarak ve yasa gücüyle-zorla-bölünmüşlerdir. Meslekdaşları-rnızın tümüne yakın çoğunluğunun bu tutum ve duruma karşı olduğu bilinmektedir. Muhasebe mesleği tektir, mesleki faaliyet bir bütündür. Mesleğin ve mesek üyelerinin yapay olarak bölünmesi, hem mesleğimizin ve meslek üyelerinin hem de ülkemizin çıkarlarına aykırıdır. Meslek, muhasebe ve denetim mesleğidir. Meslek içinde farklı kategoriler olabilir. Öğrenim düzeyi, çalışma süresi gibi etkenlerle meslek içi kategorileşme mümkündür. Ancak bu durum farklı örgütlenmelerin olmasını gerektirmez. Meslek unvanı "muhasebe", meslek üyesi "muhasebecidir. Dünyanın hiç bir yerinde bizdekine benzer örneği görülmeyen YMM'lik ve YMM Odalarının yapay varlığına son verilmelidir. Bugün unvanı YMM olan meslek üyeleri isterlerse mesleki faaliyetlerini "muhasebeci" ya da "muhasebe denetçisi" olarak sürdürmelidir. Muhasebe Denetçiliği uzmanlığa bağlı olmalı, uzmanlık eğitimi gören meslek üyesj öğrenim gördüğü kurumdan muhasebe denetçisi unvanını almaıadır. Şu andaki muhasebeci ve mali müşavir unvanına sahip meslek üyelen durumlarına göre "muhasebeci ve muhasebe denetçisi "olarak unvan almalıdır. (Örnek: Doktorlarda-ki ihtisasa bağlı olarak alınan; Prof, Doç. vb. gibi). D - MESLEK ÖRGÜTLERİMİZ Demokratik ve mesleki kitle örgütleri, emekçi sınıfları ve katmanları en geniş biçimde birleştiren, onların burjuvaziye ve gericiliğe karşı birer mücadele, dayanışma merkezleridir^. Kitle örgütleri, siyasi partilerden tariı olarak, bir sınıfın, bir tabakanın, bir kesimin, azınlığın değil; kuruluş amacı doğrultusunda, yöneldiği toplumsal kesimin tamamını yada büyük çoğunluğunu içine alan örgütler olmalıdır* Kitle örgütleri herşeyden önce verdiği mücadelenin çıkarlarını kavratacak faaliyet yürütmeli, bu çıkarları elde etmek için yığınları faaliyete, mücadeleye çekmelidir. Kısaca, çatıları altında topladıkları geniş yığınların azami çıkarlarını savunan bir mücadele çizgisi izlemedikçe varlık nedeni ile çelişkiye düşerler ve bu durum onları işlevsiz hale getinr. Kitle örgütlerinin kitleleri içinde barındırıyor olması, onun demokratik niteliğinin özünü oluşturur. Kitle örgütü, demokratik değil de kitlesinden koparak bürokratik bir işleyişe dönüşmüş ise, bu bürokratik yapı o örgütün demokratik özü ile çelişir; eğer bu öz ve bu biçim arasındaki çelişme doğru temelde çözümlenmez ise, kitle örgütü olma nitliğini yitirir; Muhasebe mesleğinin örgütlenmesi ve mesleki kitle örgütlerimiz bu bakış açısıyla değerlendirilmeli, mesleğimizin örgütlenmesi bir bütün ıçerisınoe eie alınmalıdır. Mesleğimizin yapısındaki bozukluk, meslek üyelerinin sosyal konumu, eğitim v.b. durumları dikkate alındığında, öğütlenme konusunda ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğumuz görülecektir. Ancak bizler, meslek örgütlerimizin yaşamımızdaki yerini ve önemini doğru kavrayarak var olan örgütlerimizi geiiştinp güçlendirmek, gerekli olan yeni mesleki örgütleri yaratmak görevleri ile yükümlüyüz. 1- Nasıl Bir Oda ve Odalar Birliği İstiyoruz? Kamu kurumu niteliğindeki odalar, mesleki mücadelemizin en yaygın ve önemli araçlarıdır. Hiç bir fark gözetmeksizin tüm meslek üyelerini zorunlu olarak kapsamına alması, kitle tabanını genişletmiştir. Odalar; Ekonomik, Demokratik, mesleki, sosyal, kültürel istemlerimizi savunan ve bu-konuda politika üreten mesleğin ve meslek üyelerinin gelişmesi önündeki engelleri kaldırarak, üyelerinin mesleki bilgilerini artıran, kazanılmış haklarımızı koruyan, yeni hakların kazanılması için mücadele etmeyi esas alan, tüm koşullarıyla ülke ekonomisi ve politikasının belirlenmesinde, ülkede gerçek demokrasinin vaedilmesi ve gelişmesinden yana tavır alabilecek, diğer meslek sorunları ve kitle örgütleri ile demokratik ve saygın ilişkiler kuran, anti-demokratik yasalardan arındırılmış, her türlü baskıdan uzak ve bağımsız; kendi iç işlerliğinde demokratik-merkezıyet-çiliği doğru uygulayarak üyelerinin söz ve karar sahibi olmalarını sağlayacak işlerlik bütünlüğüne sahip; özgür tartışma ortamının olduğu, katılımcı, insan hak ve özgürlüklerine karşı olanlar dışında hiçbir düşüncenin kısıtlanmadığı demokratik nitelik ve özelliklere sahip olmalıdırlar. Özellikle üye sayısının fazla oluğu, meslek üyeleri arasındaki haberleşme ve bilgi akışının yeterince sağlanamadığı illerde temsilcilikler ve danışma kurulları, tüm odalarda temel komisyonlar ile gerektiğinde geçici komisyonlar oluşturulmalıdır. 2- Dernekler : Üke ekonomisi içinde muhasebe mesleğinin yaygınlığına bağlı olarak mesleğin çevresinde güçlü bir insan potansiyeli mevcuttur. Yasa kapsamı dışında tutulan binlerce meslek üyemiz, staj yapan ya da yapacak olan binlerce aday örgütlenme ihtiyacı duyan büyük bir mesleki potansiyel oluşturmaktadır. Buna ek olarak, var oian koşullarda meslek odamızın görevlerinin yasa ile sınırlanması, odalar dışındaki meslek örgütlerine özel önem verilmesini gerektirmektedir. Bu alanda var olan çeşitli dernek ve birlikler güçlendirilmeli tüm meslek üyelerinin bu örgütlere gönüllülük temelinde katılması için çaba harcanmalı, mesleğin genç ve dinamik unsurları bu meslek örgütlerine kazandırılmalı; meslek kuralları, mesleki bilgi vb formasyon itibariyle gelişmelerine özen gösterilmesi, mesleki dayanışmaya katılmaları sağlanmalıdır. 3- Vakıf, Kooperatif, Sandık vb.: Meslek üyeleri ve örgütlerinin öncülüğünde, esas olarak muhasebeciler kitlesine yönelik olan; meslek üyelerinin ekonomik, sosyal, kültürel gelişmesine katkıda bulunmayı, aralarındaki dayanışmayı geliştirip güçlendirmeyi, meslek ve mesleğe ilişkin konularda bilimsel çalışmalar yapmayı ve elde edilen bilimsel sonuçları mesleki çalışmalarda uygulamayı amaçlayan; oda ve dernek gibi mesleki örgütlerimizin çalışma ve gelişmelerine katkı sağlayacak örgütlenmeler yaratmalıyız. Vakıf, sandık, kooperatif gibi örgütlenmeleri meslek üyelerinin olabildiğince yaygın olarak katılmaları sağlanmalıdır. E- BİRLİK VE İTTİFAK ANLAYIŞIMIZ Mesleğimizin ve meslekdaşlarımızın gelişmesi için yürütülecek her çabayı saygı ile karşılıyoruz ve içtenlikle destekliyoruz. Mesleki mücadeleye katılmak isteyen her kişi, grup ve çevre ile birlikte davranmayı arzu ediyoruz. Hiçbir potansiyelin boşa hacanmasını istemiyoruz. Belirttiğimiz amaçlar doğrultusunda meslek üyesi kişi, grup ve çevrelerle, ilkelerimizle, birlik olmaya hazırız. Programımızda belirttiğimiz amaç ve ilkelerde anlaştığımız her meslekdaşımız ile; düşüncesi, dünya görüşü ne olursa olsun birlikte davranmayı esas alıyoruz. Mesleki mücadelemizin güçlenmesinin ilkeli birlik ve ittifakların kurulması ve kalıcı olmasına bağlı olduğunun bilincindeyiz. Bu tutumumuzu sürekli kılacağız. Birlik ve ittifakı seçimler için asas almıyoruz. Mesleki faaliyetlerimizin her aşamasında birlik ve ittifak sorunu gündemimizi işgal edecektir. Kişisel çıkarlar ve yönetime ilişkin pazarlıkları esas alan "birlikleri" reddediyoruz. Bir grubun grup olabilmesi için, grubu oluşturan bireylerin program amaçları ve ilkeleri temelinde bir araya gelmeleri inancındayız. Bugün varolan gruplar içerisinde yer alan gerçekten demokrat meslektaşlarımızı ve bunların yaptığı olumlu çalışmaları yürekten destekliyoruz. Mesleki gruplar, siyasi örgütler olmadıkları bilinciyle davranmalı, mesleki, ekonomik, demokratik temelde düşünce birliğinin oluşturulması esas alınmalı. F- 3568 SAYILI YASAYA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİMİZ Diğer bölümlerde, değinilen konu ile ilgili oluğu kadarıyla yasanın tümü ve bölümleri üzerinde duruldu. Meslek vasası bir bütün olarak değerlendirilmeli, yargılanmalıdır. Yasa bütün olarak incelendiğinde şu sonuçlar çıkmaktadır. 1-)Yasa, mesleği ve meslek üyelerini, mesleğin ekonomik ve toplumsal işlevini doğru kavrayamamıştır. Muhasebenin esas işlevi meta üretimi ve dolaşımı sürecinin zihinsel sentezi yoluyla, fiyatların belirlenmesini ya da meta fiyatlarının hesaplanmasını içermek iken, bu yasa ile muhasebe ve muhasebeci vergi toplamanın birer aracı yapılmak istenmektedir. 2-)Yasa, mesleği ve meslek üyelerini bölmüştür; a-)Mesleği yürütenlerin önemli bir bölümü yasa kapsamı dışındadır, sadece "serbest" çalışanlar yasa kapsamına alınmıştır. b-)Meslek yapay olarak üçe bölünmüş; mesleğin esası defter tutma iken, bu işlevi yapan geniş muhasebiciler kitlesi göz ardı edilmiş, diğer iki kategoriye olması gerekenden fazla işlev yüklenmiştir. Özellikle YMM'lik meslek ve meslektaşlar üzerinde bürokratik bir denetim aracı durumundadır. c-)Tümümüz (ek bir mesleğin üyeleri iken ve doğal olarak tek meslek örgütünde örgütlenmemiz gerekirken, yasa iki oda yaratmıştır. Odalardan biri YMM diğeri ise SMMM odalarıdır. Mesleğin asıl yükünü taşıyan muhasebeci meslek üyeleri yasa ile meslek örgütlerinin dışında bırakılmışlar, ancak oluşan yoğun sosyal tepkiler sonucu yönetmenliklerle meslek örgütlerinde cılız bir yer verilmiştir. 3-) Yasa ve yasanın ruhuna uygun olarak çıkarılan yönetmelikler, meslek jyelerıni, özellikle muhasebecilerin 31-12-1989'a kadar yürüttük en mesleki faaliyetlerin önemli bir kısmını yasaklamış yanı var olan hakairını gaspetmiştir. 4-) Yasa. mesleğe giriş ve meslekte çalışma konusunda mesleki faaliyetle ilgisi olmayan yasaklar-engeller getirmiştir. 5-) Yasa, oluşturulan meslek örgütlen üzerinde, meslek üyeleri için onur kırıcı denetim, vesayet ve yasaklayıcı hükümlerle doludur. 6-) Yasa, çağdaş hukukun temel ilkesi olan eşitlik ilkesini çiğnemiş bir avuç sayıdaki YMM'nin kırkbınden tazla meslektaş kitlesi üzerinde tahakkümüne yol açmıştır. 7-) Yasa, maddenin doğasına ters olarak, meslek örgütlerinin, üyelerinin hal ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için çalışması gerekirken; mesleğin ve meslek üyelerinin konum ve çıkarlarına ters düşen görevleri üstlenmesini hedeflemekte, buna uygun bir yaklaşımla meslek örgütlerinin diğer sosyal sınıf ve katmanların örgütleriyle ilişki ve işbirliği içinde olmasını, meslek üyeleri ve örgütlerinin diğer sosyal cesimlerle dayanışmasını engellemeyi hedeflemektedir. Oysa, tüm meslek örgütleri bürokratik baskı mekanizmaları değil, demokratik baskı gücü olmalıdır. 8-) Yasa, meslek üyelerinin bağımsız mesleki faaliyetini önlemeyi, meslekte tekelleşmeyi, meslektaşların, bir yandan tekeller, diğer yandan da tekelleşmiş "mesleki" kuruluşlara bağımlılığını öngörmektedir. Yukarıda sayılan ve sayılabilecek nedenlerle 3568 sayıl yasa sağ duyulu hiçbir meslek üyesi tarafından savunulmuyor. Bu yasa, muhasebe mesleğinin ve meslek üyelerinin hak ve çıkarlarını gözeten; mesleğin bilimsel temelde gelişmesini, meslektaşların çağdaş düzeyde insanca ve özgürce yaşama ve çalışma koşulları edinmesini isteyen sağduyulu meslek üyeleri tarafından bu yasa reddedilmelidir. Muhasebe mesleğinin ve meslek üyeleri kitlesinin sosyo-ekonomik konum ve gelişimine uygun, hak ve çıkarlarımızı koruyan, demokratik içerilikti bir yasa tasarısının en kısa zamanda hazırlanmasını önümüze görev olarak koyuyoruz. G- SORUNLARIMIZ VE ÇÖZÜM YOLLARI 1- Ekonomik Sorunlarımız ve Çözüm Yolları: “Hedefimiz az iş, kaliteli hizmet, iyi ücrettir.” 1.2- Tahsilat sorunu: Sözleşme ile belirlenen ücretlerin zamanında ve peşin olarak alınması, aykırı davranışlarda vade farkı uygulanması, doğacak uyuşmazlıklarda oda bünyesinde kurulan komisyon, oda adına sorunu çözmelidir. Bu çalışmayı üstlencek tahsilat komisyonu'nun yapacağı hizmetleri oda için gelir kaynağı olmalıdır. 1.3- Meslekdaşlanmız üzerindeki ağır vergi yükü kaldırılmalıdır: Bağımlı çalışan meslekdaşların ücretlerinden, bağımsız çalışan meslekdaşlarımızın gelirlerinden kesilen ve alınan vergiler kabul edilemez boyuttadır. (Giderlerinin bir kısmını gelirlerinden indirme olanağı olmayan) meslekdaşlarımız hizmet sundukları bir çok büyük firmadan daha fazla vergi ödemek zorunda kalmaktadır. Ücretlerimizden kesilen serbest meslek kesintisi kaldırılmalı, net kazanç üzerinden kesin vergi oranları düşürülmelidir. Hiçbir mantıklı açıklaması olmayan, özellik düşük gelirli işletmeler ile meslekdaşlarımızın büyük bir kesimini ağır vergi yükü altına sokan hayat standardı esası terk edilmeli, zarar eden meslekdaşlarımız vergi ödememelidir. 1.4- Malzeme temini-Basımevi: Meslekdaşlarımızın mesleki faaliyetlerinde kullandıkları basılı evrak gereksinimleri, basım-yayın faaliyetlerinin yürütülmesi için odalar basımevleri kurmalı ya da bu gereksinimler merkezi olarak karşılanmalıdır. 2- Mesleki Sorunlar ve Çözüm Yolları: 2.1-Gaspedilen kazanılmış haklarımız, muhasebecilerin yasa ve yönetmeliklerle gaspedilen hakları geri verilmeli; yasa çıkmadan önce yapabildikleri ortaklık veya şirket kuruluşu, işyeri açılışı, uzlaşma, bilirkişilik, şekil değiştirme, birleşme, tasfiye, şirketlerde denetçilik, vergi işlemleri takibi, uyuşmazlık gibi işleri yapmaları sağlanmalıdır. 2.2-Yasanın kapsamı; 3568 sayılı yasanın kapsamı genişleterek tüm meslek üyeleri yasa kapsamına alınmalıdır. Meslek unvanı önündek "Serbest" sıfatı kaldırılmalı, belge sahibi olmayanların bağımlı ya da bağımsız mesleki faaliyet yürütmeleri yasaklanmalıdır. 2.3-YMM'lik kaldırılmalı, YMM'lerin onay yetkisi diğer meslek uyelerine verilmelidir. Bu amaçla yasanın 1,7,9,10,11 ve 12. maddeleri iptal edilmelidir. 2.4-Yetersiz, yetkisiz ve belgesiz kişilerin mesleğimizle ilgili konularda faaliyette bulunmaları engellenmelidir. 2.5-Meslekle ilgisiz okul bitirenlerin muhasebeci olmasına olanak tanıyan yasa hükümleri iptal edilmelidir. 2.6-Müşterilerimiz ile ilişkilerimiz, bağımlılık ilişkilerinden kurtarılmalı, muhasebeci yükümlünün faaliyeti ile ilgili tüm işleri yapan değil, muhasebeye ilişkin işleri yapan mesleki uzman olarak faaliyet yürütmelidir. Meslek örgütleri, bütün işletmelerde mesleki faaliyet yürüten bağımlı-bağımsız meslekdaşlarımızın çalışmalarında; mesleki kurallara uyulması, meslekdaşlarımıza karşı tavır, ekonomik mesleki sorunlarda işveren ve devlet kuruluşları üzerinde gerekli etkinliği kurmalıdır. 2.7- Hukuk büroları, meslekdaşlarımızın ve meslek örgütlerimizin hukuksal sorunlarını çözmek için Odalar Birliği, Odalar ve diğer meslek örgütleri bünyesinde sürekliliği olan hukuk büroları, ilgili Barolar ve hukuk kuruluşları ile ilişki kurularak oluşturulmalıdır. 2.8- Meslek ve Esnaf-işveren örgütleri ile ilişkileri; Meslek örgütlerimiz, işveren, esnaf ve sanatkâr kuruluşları ve diğer meslek örgütleri ile üst düzeyde protokoller yaparak, belgesiz ve yetkisiz meslek dışı kişilere iş yaptırılmasının önlenmesi ve meslek üyesi-yükümlü ilişkilerinin dayanışmaya dönüştürülmesi için yoğun çaba harcanmalıdır. 2.9- Mesleki yetkiler, meslekdaşlarımız mahkemelerde tuttukları defterlerin yaptıkları işlemlerin savunmasını yapabilmeli; vergi dairesi, SSK ve diğer resmi kuruluşlarda mesleki kimlikleri ile yükümlülerinin dosyalarını inceleyebilmelidir. 2.10-Başta Vergi Daireleri olmak üzere, resmi kurum ve kuruluşlarda oda temsilcilikleri açılmalıdır. 2.11- Meslek adayları ve yardımcılarının sorunları; a.)Stajyer aday meslek üyelerinin kredi, burs gereksinimlerini karşılamak üzere, oda gelirlerinden % 5 fon ayrılarak aday Meslek Üyesi Yardım Sandığı oluşturulmalıdır. b.)Aday meslek üyerinin sorunları, hak ve yükümlülükleri konusunda faaliyet göstermek üzere odalar bünyesinde adaylardan oluşan komisyonlar kurmalı, komisyon temsilcileri oda çalışmalarına katılmalıdır. c.)Meslek adayları için konulan staj süreleri yarıya kadar azaltılmalı, sınavlardan önce Temel Eğitim Merkezinin hazırlayacağı bir aylık zorunlu Dönem Eğitim Programı uygulanmalıdır. d.)Staj dönemleri kaldırılmalı, başvurunun yapıldığı ayı izleyen ay başından itibaren staj başlamalıdır. e.)Ticaret lisesi öğrencilerinin işyerlerindeki faaliyetleri mesleki çalışmalar ile sınırlı olmalı, meslek dışı işlerde çalışmaları önlenmelidir. f.)Adaylar ve ön muhasebe elemanlarının her türlü sorunları için meslek örgütleri bünyesinde Danışma Birimi oluşturulmalıdır. g.)Büro elemanlarının, yardımcı muhasebe elamanlarının ücretleri ücret tarifesine endeksli olarak belirlenmelidir. 2.12-Mali Tatil: Her yıl temmuz ve ağustos aylarında mali tatil uygulanmalıdır. Bu aylarda yapılan iş ve işlemler, gerekli yasal düzenleme yapılarak diğer aylara alınmalıdır. 2.13-Emanet Paralar: Özellikle bağımsız çalışan meslekdaşlarımız yükümlülerden sadece kendi ücretlerinin tahsilatlarını yapmalı, bir çeşit angarya olan ve mesleğimizin karalanmasına yol açan emaret para almamalıdır. 3- Demokratik Sorunlar ve Çözüm Yolları: 3.1-Odalar ve Odalar Birliği üzerinde yasa ile kurulmak istenen vesayet ve baskı kaldırılmalı, meslek örgütlerimiz üzerinde başka kişi kurum ve kuruluşların denetimine son verilmelidir. Meslek örgütleri mesleki faaliyetlerinden dolayı üst meslek örgütlerine, genel kurullarına diğer organlarına ve üyelerine karşı sorumlu olmalıdır. Seçimle göreve getirilen her organ ancak seçimle görevden alınabilmelidir. Bu amaçla yasanın başta 14,15 ve 41. maddeleri olmak üzere bir çok maddesiyle konulan hükümler iptal edilmelidir. 3.2-Yasanın, meslek mensubu olabilmenin genel şartlarını düzenleyene 4. maddesindeki "afta uğramış olsalar dahi ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis" cezası alanların mesleğe girişini engelleyen genel hükmü iptal edilmeli, yüz kızartıcı suçlardan ceza alanların mesleğe girişi yasaklanmalıdır. 3.3-Oda Yönetim Kurulunda 3 SMM ile 2 SM bulunmasını öngören odalar yönetmeliğinin 10. maddesiyle, Odalar Birliği Y.K.nda 5 YMM ile 2 SMMM ve 2 SM yer almasını öngören, yasanın Birlik Y.K’nun oluşumuna ilişkin 35. maddesi hükümleri iptal edilmelidir. 3.4-Mesleki dernek ve birliklerimizin çalışmalarına engel teşkil eden dernekler yasasındaki anti-demokratik hükümler iptal edilmelidir. 3.5- Tüm meslek örgütlerimizin faaliyetlerinde demokratik mer-ketziyetçilik esas alınmalı, tüm organlar seçimle oluşturulmalıdır. 3.6-Meslek örgütlerinin diğer ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla, kitle örgütleriyle ilişkilerine getirilen engeller kaldırılmalı, ulusal ve uluslararası her türlü kurum ve kuruluşlarla ilkeli ilişkiler, ekonomik, demokratik ve mesleki dayanışma geliştirilmelidir. Bu amaçla yasanın 42. maddesindeki hükümler iptal edilmelidir. Bu hak ve özgürlükler ile insan haklarına ilişkin konularda çok duyarlı olunmalıdır. Her türlü din, dil, ırk ve cinsiyet ayırımına, her ortamda karşı çıkılmalı, Ulusal eşitsizliğe, sovenist ve ırkçı tavır ve uygulamalara karşı duyarlı mücadele edilmelidir. 3.7-Meslek örgütlerimiz; a.)Ülkemizdeki genel demokratik mücadeleye güç verme, b.)Ülkemizdeki genel ekonomik mücadelelere güç verme c.)Ekonomik, demokratik, mali yaşamın düzenlenmesi, d.)Meslek yaşam ve faaliyetlerin düzenlenmesi,konularında her zaman duyarlı davranmalı diğer kardeş meslek ve kitle örgütleriyle kurulacak güç birliği ve dayanışmalarla demokratik baskı gücü oluşturulmalıdır. 4- Eğitsel Sorunlar ve Çözüm Yolları: 4.1-Tüm meslekdaşlarımızın meslek içi eğitimine önem verilmeli meslek içi eğitimle muhasebeci meslek üyelerinin lisans düzeyinde öğrenim yapmaları sağlanmalıdır. 4.2-Mesleğimizle doğrudan ilgisi olmayan okulları bitirenlerin muhasebeci olması önlenmeli, sadece muhasebeci yetiştiren Ticaret Liseleri-yüksek okulları-fakülteleri-bitirenier meslek üyesi olabilmelidir. Bu amaçla muhasebe Yüksek Okulu (Muhasebe Fakültesi) açılmalı bunun dışındaki okulları bitirenlerin muhasebeci olması engellenmelidir. 4.3-Odalar Birliği'nin kuracağı Muhasebe Enstitüsü akedemik düzeyde eğitim ve bilimsel çalışmalar yapmalıdır. 4.4-Meslekdaşlarımızın vergi muhasebeciliği yönündeki birikimleri değerlendirilerek geliştirilmeli, bu yöndeki çalışmalar ile mevzuat değişikliklerinin meslek örgütleri aracılığı ile üyelere ulaştırılması sağlanmalıdır. 4.5-Mesleki kaynaklar, ağırlıklı her türlü bilimsel, mesleki, teorik, akademik çalışmaların yapılabileceği kadar geniş kütüphaneler kurulmalıdır. 4.6-Bilgi Bankaları aracılığı ile güvenilir, bol mesleki birikim toplanmalı ve düzenli dağıtım sağlanmalıdır. Muktezalar, iç genelgeler, mahkeme ve Danıştay kararlan süratle üyelere yorum ve açık-lamalan ile birlikte ulaştırılmalıdır. 4.7-Değişik amaçlı sürekli ve geçici yayınlar çıkarılmalı, tüm üyelere ulaştırılmalı, meslekdaşlarımız yayın şirketlerine bağımlılıktan kurtarılmalıdır. 4.8-Odalarda kurulacak eğitim komisyonları geniş yetkilerle ve olanaklarla donatılmalı, merkezi programla genel ve özel amaçlı çalışmalar yürütülmelidir. 4.9-Uzmanlık dallarında mesleki eğitim özendirilmeli, master çalışma ortamları kolaylaştırılmalıdır. 4.10-Stajyerler için Temel Eğitim Merkezi bir an önce kurularak adayların eğitim sorunu çözümlenmelidir. 4.11-Meslekdaş adaylarımız olan personelimiz ve firmalardaki ön muhasebe elemanlan özel eğitime tabi tutulmalı; meslekdaşlarımızın ve personelimizin bilgisayar, diğer iletişim araçları ile teknik cihazlann kullanımı, yabancı dil gibi özel çalışma alanlarında faaliyetlerde bulunulmalı ve kurslar düzenlenmelidir. 5- Örgütsel Sorunlar ve Çözüm Yolları: 5.1-Yerel örgütlenmeler: Odalar, ilçelerde, semtlerde, işyelerinde temsilcilikler oluşturmalıdır. Tüm organlarda olduğu gibi temsilciler de seçimle göreve getirilip seçimle görevden alınmalıdır. Yerel örgütlenmeler o bölgedeki kitlenin sorunlarını odaya iletmek ve odanın kararlarını kitleye kavratmanın, kitle ile her konuda bağ kurmanın araçları, harekete geçirmenin pistonları olmalıdır. 5.2-Komisyonlar: Odalarda ücret ve tahsilat, eğitim, mesleki sorunlar, staj-sınav konularında temel uzmanlık komisyonları, bunların dışında geçici yada kalıcı başka komisyonlar kurulmalıdır. Komisyon çalışmalarının verimli olabilmesi için, gerekli olanaklar sağlanmalı, çalışmalardan elde edilen sonuçlar süratle uygulamaya konulmalı, her türlü araçla üyelere iletilmelidir. 5.3-Danışma kurulu (Oda Meclisi): Meslek üyeleri arasındaki bilgi akışının sağlanması, mesleki faaliyetlerin daha canlı yürütülebilmesi için Oda Danışma Kurulu oluşturulmalıdır. Oda Danışma Kurulu, oda organları, temsilcilikler ve komisyonlardan katılacak üyelerden oluşmalıdır. Oda Danışma Kurulunun teknik komisyonların çal şmalarını değerlendirmeli, yerine göre yeni görevler verilmeli çalışmaların sonuçlarını tüm üyelere sağlıklı olarak oluşturulması sağlanmalıdır. Oda Danışma Kurulu aynı zamanda Y.K.'nın çalışmalarına kaynak olacak önerilerde bulunmalıdır. 5.4-Meslek örgütlerimizin mali kaynakları lüks harcamalardan kaçınılarak üyelere yönelik taaliyetlerde ve disiplinli bir biçimde kullanılmalıdır. Ülkemizdeki diğer meslek örgütleri üst birlikleri ile birliğimizin de içinde yer aldığı "Odalar Birlikleri Konfederasyonu" kurulmaladır. 6- Sosyal Sorunlar ve Çözüm Yolları: 6.1-Ölen ya da geçici iş göremez duruma gelen meslek üyelerinin işlerini iş göremezlikleri sona erinceye kadar ya da en az beş yıl ( sürdürmelerine Oda tarafından sorumlu müdür atanmasına olanak sağlayan yasal düzenleme yapılmalıdır. 6.2-Tüm meslek üyelerinin sağlık ve emeklilik sorununa çözüm getirecek sosyal güvenlik sigortası acilen yürürlüğe konulmalıdır. 6.3-Tüm meslek üyeleri için mali riskler ve üstlendiğimiz sorumluluklar nedeni ile mali sorumluluk sigortası yürürlüğe konulmalıdır. 6.4-Uzun vadede tüm çalışanların tek sosyal güvenlik kurumu altında birleşmesi esas hedefimiz olacaktır. 6.5-Kadın meslekdaşlarımızın karşılaştıkları mesleki sorunlar, kadın komisyonları aracılığı ile saptanmalıdır. Çocuklarımız için kreş, yuva ve ana okulları kurulmalı aillerimizin sağlık sorunları tabipler odası ile işbirliği yapılarak özel dispanser ve Hastanelerde çözümlenmelidir. Meslekdaşlarımızın meslek hastalıkları ve çalışma koşullarından doğan sağlık sorunları özenle tedavi edilmeli- 6.6-Odaların taşınmaz edinebilmeleri için yönetmenlikler aci len çıkarılmalıdır. Tüm odalara arsa ve bina sağlanması yoluna gi- ' dilmelidir. Oda binaları, mesleki,.demokratik hakların savunulduğu | yerler olması için koşullar yaratılmaldır. Meslek üyelerinin eğlenme, dinlenme, mesleki ve kültürel faaliyetlerinin yürütüleceği alanlar olmalıdır. 6.7-Odalar ve odalar birliği üyelerinin tatil ihtiyacını karşılayacak tatil köyleri, kampları, konukevleri kurarak işletmelidir. 6.8-Muhasebeciler günü muhasebeciler haftası: Tüm meslek örgütleri her yıl "1 Haziran Muhasebeciler Günü" ile "1-7 Haziran Muhasebe Haftası" mesleki faaliyetimizin önemli bir parçası olarak anılmalı bu faaliyetler saygı duyulan ve güvenilen bir meslek, meslek üyeleri ve meslek örgütleri yaratmak amacına yönelik olarak yürütülmelidir. SONSÖZ Mesleğimizin üretim ve dolaşım sürecinde kendi alanında tayin edici öneminin bilincinde olarak; · Meslek üyelerimizin Bakanlık vb. karşısında bağımlılıktan arınmış; · Mesleki faaliyetlerine hasrettiği emeği gibi onurlu; · Yürüttüğümüz mesleki faaliyetlerin sosyal, ekonomik ilişkiler içindeki önemine uygun olarak yaratılacak toplumsal saygı ve güveni kazanmış; · İnsanca yaşayabilen, · Özgürce çalışabilen meslekdaşlar olmasını amaç edinen DMB, ön gördüğü bu programla, mesleki faaliyetlerimize birçok yönüyle katkıda bulunacağına inanmaktadır. Yüzlerce meslekdaşlarımızın katkılarıyla hazırlanan bu programa emeği geçenler ile bu programın uygulanması için omuz verecek olanlar. Yaşamını Muhasebe mesleği ile sürdüren tüm meslekdaşlarımızı; · Programımızı incelemeye, · Programımızı eleştirmeye, · Programımızı tanıtmaya, · Programımızı uygulamaya, * Programımız temelinde meslek üyelerini örgütlemeye, * Programımızı yaşama geçirmek İçin faaliyetlerini kesinti siz olarak yürütmekte olan Demokrat Muhasebeciler Birliği’ne güç vermeye çağırıyoruz... Muhasebecilerin Birliği için Elele! Yaşasın meslek örgütlerimiz! DEMOKRAT MUHASEBECİLER BİRLİĞİ
|



